Prekognisyon, meydana gelecek olayların önceden algılanması durumuna Parapsikoloji’de verilen addır. Parapsikologlar geleceği bilme durumunun gerçek olduğunu sayısız vakalarla ortaya koymuş, bu ilmi, laboratuvar koşullarında deneysel olarak inceleyip sonuçları sınıflandırmışlardır. Bu sınıflandırmalarda elde edilen sonuçlara göre geleceği hissetme, çoğunlukla haberci rüyalar ile olmaktadır. Bunun dışında uyanıkken görülen vizyonlar (durugörü) ya da sesler (duruişiti) şeklinde olabildiği gibi hipnoz ya da trans halindeyken alınan bilgi akışları sayesinde de olabilmektedir.
Prekognisyon durumu kadere inanan parapsikologlarla kader kavramını reddederek geleceği kendimizin yarattığını savunan Parapsikologlar arasında anlaşmazlığa yol açan bir ilimdir. Ancak kaderin kesin ve değiştirilemez noktaları olduğunu düşünürsek onları önceden bilmenin de olabilirliğini anlayabiliriz. Ayrıca, rüyalarda, trans ve hipnoz durumlarında ya da hala nedeni anlaşılamayan anlık beden dışına çıkma durumlarında bedene hapsedilmiş enerjinin başka boyutları ziyaret ettiği gerçeğinden yola çıkarsak, üst boyutlardaki zaman kavramı ile bizim boyutumuzdaki zaman kavramı farkından dolayı geleceği, şu an gibi görebilmenin mümkün olabileceğini de anlayabiliriz. Zaten parapsikolojik istatistikler de prekognitif duyumların büyük kısmının genellikle ilk 48 saat içinde olacak olaylara ilişkin olduğunu göstermektedir. Aylar veya yıllar sonra olacak olaylara ilişkin prekognisyonların sayısı çok çok azdır.
Yine parapsikolojik istatistiklere göre, prekognisyon durumlarının çok büyük bir kısmında, duyuma konu olan kişiler ile prekognitif duyumu alan kişi arasında duygusal bir bağ (eş, aile bireyi, dost vs.) olduğu görülmüştür. Bu duygusal bağ bazen sadece tanıdıklık bile olabilir. Burada önemli olan durum yaşanan olay sonrasında olaya konu olan kişilerin hissettiği derin duygu durumlarıdır. Prekognisyon, bu derin duygunun prekognitif duyumu alan kişi tarafından hissedilmesinden oluşur. Böyle bir bağın mevcut olmadığı küçük bir kısımda ise genellikle büyük, önemli felaketlere (uçak düşmesi, deprem, önemli birine suikast girişimi vs.) ilişkin duyumlardır. Burada da yine geniş insan topluluklarının duygusal hezeyanlarını duyumsayan prekognist olayı boyut değişikliği yaşadığı sırada öngörür.
Premonisyon ise meydana gelecek kötü olayları akla dayalı bir nedeni olmayan bir huzursuzluk, bir gerginlik, bir kaygı vb. gibi duygu hâlleriyle belli belirsiz bir biçimde hissetme durumuna verilen addır. Bu durumlarda premonistler olayın niteliği konusunda bilgi sahibi değillerdir. Ancak zaman, neredeyse bellidir, olay o saniyelerde olmaktadır ya da bu hissedişten hemen önce ya da sonradır. Premonisyon, anlık bir histir ve olayın cereyan ettiği sıralarda hissedilir. Parapsikoloji‘de ise bu tür hissedişler için daha ziyade “felaket belirtisi” terimini kullanılır. Premonisyonların daha ziyade felaket, ölüm, tehlike gibi, olumsuz sayılan olaylardan önce belirdiği görülmektedir.
Prekognisyon ile premonisyon arasındaki fark, prekognisyonun özel bir olay hakkında açık bir bilgi içermesine karşılık, premonisyonda meydana gelecek olayla ilgili yalnızca belli belirsiz bir hissetmenin söz konusu olmasıdır.
Kaynak: Vikipedi
Leave a Reply