Telekinezi (Yunanca- uzaktan hareket) ya da maddeler üzerinde düşünce gücüyle etki yapma olarak tanımlanır.
Telekinetik yeteneği olan insanlar cisimlere dokunmadan onları hareket ettirebilirler ya da fiziksel olaylara müdahale edebilirler. Bu psişikler bir bardağı hareket ettirmekten, bir kaşığı bükmeye, tavla zarlarını sürekli istedikleri sayıda atabilmekten kapıları açıp kapatabilmeye kadar pek çok değişik alanda fiziksel maddelere tesir edebilirler.
Telekinezi yeteneği spiritüel araştırmacılar tarafından her ne kadar “herkeste olan, ortaya çıkarılmamış bir durum” olarak tanımlansa da gerçekte çok ender rastlanan bir yetenektir.
Metalleri hareket ettirmesi ile tanınan en ünlü ilk batılı telekinetik Polonya doğumlu Stanislawa Tomczyk‘dır. Stanislawa hipnoz halindeyken bazı küçük objeleri havaya kaldırabiliyordu (levitasyon). Stanislawa, 1910’da Varşova’da Fizik laboratuarında bir grup bilim adamının gözetimi altında telekinetik yeteneklerini ortaya koydu. 1970’li yıllarda da bu tip olayları yapabildiğini iddia eden bazı insanlar ortaya çıktı. Bunların en ünlüleri İsrailli Uri Geller ve Rus psişik Nina Kulagina’dır. Nina Kulagina filme de alınan gösterilerinde metal çubukları ve kibrit çöplerini dokunmaksızın hareket ettirebilmekteydi. Uri Geller ise TV şovları ile yeteneklerini sergiledi. Ancak bu tip yeteneklerin profesyonel amaçlı kullanılması toplumdan hep tepki almıştır ve Geller’de, bu hareketi ile eleştiri oklarına hedef oldu. Hatta kendisini şarlatanlıkla ya da illüzyon yapmakla suçlayanlar bile oldu. Geller, gerçekten de karşıdan bakınca bir psişikten çok bir illüzyon sanatçısına daha yakın imaj çizmektedir. Bazı bilim adamları ve James Randi gibi ünlü ve profesyonel illüzyonistler de Geller gibi insanların bu tip yeteneklerinin gerçekte bir hile ve el çabukluğundan başka bir şey olmadığını öne sürmüşlerdir. Randi, bununla da yetinmeyerek kaşık bükme gösterisini sahnede başarı ile gerçekleştirerek de bu olayın sadece bir illüzyon olduğunu halka kanıtlamıştı.
Bizim incelememiz gereken telekinetikler bu işi profesyonel olarak yapmayanlar çünkü bu tip konular suistimale çok açık olduklarından para karşılığı yapılmaları durumunda inandırıcılıklarını yitirmektedirler. Arizona Üniversitesi psikoloji profesörü Gary Schwartz telekineziye inanan 60 kadar öğrencisini bu konuda eğiterek 2001 yılının Nisan ayında öğrencilerin telekinezi ile çatal ve kaşıkları bükmelerini içeren bir deney yapmıştır. Deney kısmi başarı sağlamış olsa da telekinezinin varlığını kanıtlaması açısından önemlidir. Ayrıca deney, telekinetik gücün toplu olarak ve bir tek noktaya odaklanarak yapılabileceğini de kanıtlamıştı. Gerçekten tek bir kişinin telekinetik gücü yerine bir topluluğun gücü ile yapılan telekinetik deneylerde çok daha büyük başarılar sağlanmaktadır.
Bazı parapsikologlar telekinetik yeteneğin herkeste olduğunu iddia ederler ama bana sorarsanız bu, herkeste olacak kadar basit bir yetenek değildir. Belki pek çok kişide potansiyel bir güç vardır ancak açığa çıkartılması ve doğru kullanıma geçirilmesi, çok uzun süren eğitimlerle mümkün olabilmektedir. Buna rağmen, üstte de söylediğim gibi kontrolsüz yetenek pek çok kişide olabilir. Bazen normal yaşam süren ve kendilerinde bu tip bir yetenek olduğunu bilmeyen insanlar da bazı eşyaları ya da benzer şeyleri yerinden oynatırlar. Çoğu kez bunu telekinetik yeteneğimize değil başka durumlara yorarız. Rüzgarsız bir havada aniden havalanan perdeler, durduk yerde çarpılarak kapanan kapılar gibi pek çok garip hareketi genelde rüzgara, hava akımına ya da buna benzer şeylere yükleyerek durumu geçiştiririz ya da olaylar karanlıkta oluyorlarsa korkarız. Aslında hayaletli sanılan çoğu evin, sahiplerinin korkuları ile harekete geçen telekinetik yetenekleri nedeni ile çeşitli hareketlere sahne oldukları bir gerçektir. Bu şekilde anlamsız hareket eden cisimler genellikle ortamda bulunanların telekinetik enerjileri nedeni ile kıpırdarlar fakat bunu yapan yaptığının farkında değildir. Kontrolsüz telekinetik güç, öfke, sevinç, üzüntü, korku ve heyecan gibi duygu hallerinde tıpkı kabına sığmayan bir güç gibi kabını (yani maddesel bedeni) aşarak dışa vurur. Bu kontrol edilemez güç eğer çok yoğunsa tehlikeli ve istenmeyen durumlara da neden olabilir.
Tabi yine de bu yeteneğin, bir insanda, açık, bariz ve ispatlanır şekilde görülme olasılığının çok düşük olduğunu tekrarlamalıyım. Bütün gizli yetenekler gibi telekinezi de eğitimle güçlenebilir ve kanalize edilebilir bir yetenektir. Kendinizde telekinetik yetenek bulunduğunu düşünüyorsanız hafif maddeleri hareket ettirmeyi deneyerek gücünüzü test edebilirsiniz. Yayvan bir kaba koyduğunuz suyu rüzgar almayan ve nefesinizden etkilenmeyecek uzaklıktaki bir masanın üzerine koyarak suda hafif kıpırtılar yaratmaya çalışarak işe başlayabilirsiniz. Sigara dumanını istediğiniz yöne yönlendirmek de ikinci bir aşama olabilir. Yetenekleri geliştirmek, tekrar tekrar çalışma gerektiren bir durumdur ve bıkmadan usanmadan yapılan denemeler çoğu kez olumlu sonuçlar verir.
Yazan Kahin
Leave a Reply